Ana Sayfa Gündem AVM renovasyonu: Bir hayal kur

AVM renovasyonu: Bir hayal kur

PAYLAŞ

Natali TOMA

Önceki 3 yazımda fizibilite sürecinin AVM hayat döngüsü içerisindeki öneminden ve perakende tasarım çalışmalarının sistematik ve matematiksel değerlerle bir araya getirildiğinden söz ettim. İşte bu noktadan sonra yani fizibilite sürecinin sonunda işe hayal gücümüzü katmaya başlıyoruz, yani analitik başlayan çalışma sürecimiz sübjektif bir sürece giriyor. Haliyle bu aşama, biz tasarımcıların yaratıcı gücümüzü ortaya koyabilmek adına en çok keyif aldığı ancak bununla birlikte en çok da zorlandığı bölüm!

Renovasyonlar genellikle son derece yenilikçi – inovatif – yaklaşım gerektirir. Çünkü mevcut durum gelişmekte olan rakiplerinden etkilenmiş, eskimiş ve modası geçmiş formlardan oluşan bir yapıdır. Tüm bu zorluk ve kısıtlar bizleri inovatif düşünceye yönlendirir.

Renovasyon projeleri her zaman son derece risklidir ve “farklı“ olmayı gerektirir. Ancak bu noktada çok dikkatli olmamız ve ziyaretçilerin anlayamayacağı bir şeyi yapmamamız gerekir çünkü ortaya konacak olan “vizyon” herkesin beklentilerini aşmalıdır! Bir yenileme projesi üzerinde çalışırken müşterilerden – AVM ziyaretçilerinden ve kiracılardan – her gün yeni bir şey öğrenilir ve bu gerçekten de çok eğlencelidir. Tam yirmi yıldır bu sektörün içindeyim ama her gün yeni bir şey öğrenmeğe devam ediyorum.

avm

Elinizdeki, önünüzdeki 10-15 yıl için tek büyük değişim fırsatıdır. Başarı yeni, net ve ilham verici bir vizyon ile mümkündür. İşin bu aşamasında biz tasarımcılar görünüşü ve duyguyu, imajı ve deneyimi tahayyül ederek geleceğe uçarız..Vizyon bugünden 5-10 yıl ilerisine doğru bakarak, herkesin beklentilerini karşılayan gerçekçi bir rüya olmak zorundadır.

Renovasyon zihinsel anlama bir sıçrama, bir kopuş olmak durumundadır! Değişimi, sıçramaları, hatta kopuşları yaşayabilmek için: perakendenin dinamiklerini, ekonominin dinamiklerini, sanat ve kültürün dinamiklerini, eğlencenin dinamiklerini ve en önemlisi tüm bu dinamiklerin “özne”si olan “insana ait dinamikleri” eş zamanlı olarak harekete geçirmek gerekiyor. Evet, dünya; dünkü dünya değil, ekonomi; dünkü ekonomi değil, sanat ve kültür; dünkü sanat ve kültür değil, eğlence; dünkü eğlence değil… Perakende dünyasını oluşturan tüm ögeler yarın bugünkü gibi olmuyor. İçinde yaşadığımız toplumun tüm dinamikleri “geleceğin bugün olmadığının farkındalığı” içinde “geleceği tasarlama” projesinin parçası olmak zorundadır… Dünyamızda gelişen olumlu-olumsuz her şey bizi ilgilendirir. Ancak bunun farkındalığı “geleceği tasarlayanlardan” olma şansını bizlere verebilir. Burada bize düşen:

  • Konumlandırmamızı yeniden değerlendirmek
  • Eğlence ve dinlenceyi yeniden keşfetmek
  • Cesur ifadelerle canlanan, yeniden hayat bulan, heyecan verici ve amacına uygun perakende deneyimleri yaratmak
  • Güncellenmiş teknoloji ile yeniden enerji bulmuş mekanlar oluşturmak
  • Kültürel referansları ve kişiliği yansıtmak
  • Rahat ve çağdaş yeme içme alanları yaratmak
  • Dış cepheleri ve meydanları insan ölçeğine indirmek
  • Bütünsel düşünmek!

Farklı alanların, farklı disiplinlerin bir araya gelmesi ile oluşan “sinerji” tüm dinamiklerin temsilidir. Ve bu dinamikler her daim “dinamik” olmayı, birbirleri ile “etkileşim” içinde olmayı gerekli kılıyor.

Dün olmayan bugün, bugün olmayan yarının ana farkındalığında disiplinler arası etkileşim belirleyici olmaktadır. Proje ekibi tüm bu “farkındalıkların” farkında olmalıdır. “Geleceği Tasarlama İddiası” ancak yüzleri geleceğe dönük, akılları geleceğe dönük, en önemlisi akılla birlikte ruhları da geleceğe dönük ve taşlarının ışıktan oluştuğu yollarda yürüyen bir ekip tarafından gerçekleşecektir.
Güçlü bir vizyon yarat!

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here