Ana Sayfa Gündem ‘Nefes’ alan mağazalar

‘Nefes’ alan mağazalar

Pınar SALMAN

“Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi…”

Kurtuluş Savaşı gören atalarımız tasarrufun önemini iyi bilirdi, kıtlık dönemlerinin zorluklarını da yaşadıklarından toprağını sever, korur ve topraktan gelen nimete şükrederlerdi. Biz ne ara bu kadar çok değiştik diye soran varsa aramızda, bence biz, yirmi birinci yüzyılda çok değiştik. Kaynaklarımız tükenmez sandığımızda, kendimizi doğanın efendisi olarak görmeye başladığımızda, hatta nereden kaynaklandığı belli olmayan açgözlülük ile tüketen robotlara dönüştüğümüzde ve hiçbir şeyle tatmin olmaz hale geldiğimizde değişmiştik ve sonra ilahi bir tokat yedik.

Benim bu tüketim hastalığını ilk fark etmem ise daha yirmilerimin başlarında, 1990’ların ilk yarısında Migros mağazalarında yöneticilik yaptığım döneme rastlar. Yılbaşı günlerinde, insanların mağazanın kapandığı son ana kadar yaptıkları deli alışverişi gözlemlerken, hatta incir çekirdeğini doldurmayan sorunlarına çözüm ararken, bir şeylerin ters gittiği açıkça serildi gözlerimin önüne. Sanki bir gecede dünyayı yiyecek gibi çılgınca alışveriş edenler evlerine gittiklerinde, biz yeni yıl devirlerini yapıp, yeni yıla girmeye birkaç dakika kala mağazadan çıkarken, ne bir damla yemek gözüm görürdü, ne de çılgınca eğlenmek. Şaşardım “bu insanlar bu kadar şeyi nasıl yiyecek” diye. O zaman hala yemek yemek diyorduk, şimdi yemek bile tüketiliyor! Doktorlar, diyetisyenler, aşçılar hepsi yemek fiili yerine tüketmek fiilini kullanıyor, çok şaşıyorum… Tükete tükete tükeniyoruz… Dilimizin güzel fiillerini bile tükettik.

Neyse zamanla, teknolojinin nimetleriyle tabii mağazacılık da değişti, çok kolaylaştı işlemler ama sürekli artan tüketim çılgınlığı baki kaldı. Ne zamana kadar, umarım dünyada “nefes” almaktan daha değerli hiçbir şeyin olmadığını anladığımız Covid-19 zamanlarına kadar. Ne yersen ye, ne giyersen giy, nereye gidersen git, her şeyden önemlisi önce “nefes” almakmış, hatırlattı. Şu günlerde denizlerimiz korona, deniz canlılarımız “nefes” alamıyor. Çektikleri müsilaj acısının da sorumlusu biziz… Bu probleme neresinden bakarsak bakalım, sorumluyuz; dikkatsizliğimiz, özensizliğimiz, umursamazlığımız, bencilliğimiz, doymak bilmezliğimiz nedeniyle, tıpkı bir kişinin bu saydığım nedenlerle onlarca hatta yüzlerce kişiye Covid bulaştırıp, nefessiz bırakması kadar, deniz canlılarının nefessiz kalarak ölmesi de hep bizim yüzümüzden.

Dünyada doğaya duyarlı öyle ülkeler ve öyle uygulamalar var ki utanıyorum. İnsanlar doğamızın kıymetini öyle iyi biliyor ki, torunlarının yaşayacağı doğayı korumak için öyle çok çalışıyorlar ki, çok utanıyorum.

Görsel tasarım, uzmanlığım olsa da, marketçilik ve süpermarketler benim zaafım. Bir bisküvi reyonuna otuz saniye baksam hoop yeni gelen ürünü seçer gözlerim, ya da bir kişisel bakım reyonunda hemen yeni markayı görürüm. Dünyada uygulanan görsel ve teknik yenilikleri önce marketlerden takip etmeyi severim.

İşte bu nedenle bu Covid döneminde perakendede neler oluyor derken, sizlere aktarmak için en beğendiğim örnek bir süpermarket zincirinden geldi. Danimarka’da NETTO Süpermarket ve yaptıkları bir harika. Korona öncesi olsaydı, bu yazıyı yazmadan gidip mağazayı yerinde inceler, kendi çektiğim fotoğraflarla aktarırdım, ancak malum birçok nedenle bu yazıyı maalesef onların kendi sitelerindeki fotoğraflarla aktarıyorum sizlere. Aslında önemli olan insana ve doğaya olan duyarlılıkları zaten.

Bugün Danimarka’nın en büyük süpermarket zinciri olan NETTO’nun içinde bulunduğu grup, gelirinin büyük bölümünü bağışlarla ülkenin kültür, eğitim, spor ve sosyal hizmetlerine aktaran Salling Group. 1906’da ilk mağazasını açan grup, aynı zamanda Danimarka’daki birçok perakende firmasını ve Starbucks’ı da bünyesinde bulunduruyor. İlk NETTO mağazası ise 1 Nisan 1981’de son derece sade bir indirim mağazası olarak açılıyor. Karton kutularda satılan ürünler ve sadece birkaç çeşit ürün ile büyüyorlar. İsminin NET kısmı bu indirim konusundan geliyor. Zamanla sayısını 500 üzerine çıkaran market zinciri, Eylül 1990’da Almanya’ya, sonra da 1995’te Polonya’ya genişliyor. 2020’de Tesco Polonya’yı satın aldığında, sadece Polonya’da bile 700 mağazaya ulaşmayı hedefliyor NETTO Zinciri.

Benim bu yazıyı yazma amacım ise bunların hiçbiri değil, ben size NETTO’nun 17 Aralık 2020’de açtığı Horsens Bygholm Bakker mağazasını anlatmak istiyorum. Bu mağaza Danimarka’daki ilk DGNB (Deutsche Gesellschaft für Nachhaltiges Bauen – Yani Alman Sürdürülebilir İnşaat) sertifikası alan mağaza, peki nedir bu sertifikanın mahareti? DGNB’nin beş ana kalite alanı içerisinde bir dizi kritere göre değerlendirilme yapılıyor; çevresel kalite, ekonomik kalite, sosyal kalite, teknik kalite ve süreç kalitesi. Bu kalitelerden geçer not alması sonrası sertifika geliyor. DGNB Danimarka’da inşaat sektöründe sürdürülebilirliği yaymak için çalışan, kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olan Danimarka Yeşil Bina Konseyi tarafından yönetilmekte.

Süpermarket binasının büyük bölümü çevresel – mevsimsel etkileri en aza indirmek için sürdürülebilir ahşaptan yapılmış. Binanın tüm inşaat elemanları ve mekanik bağlantıları, sökülüp yeniden kullanılabilir şekilde tasarlanmış. Eskiyen parçalar değişebiliyor veya kullanılmayan parçalar başka mağazalarda kullanılabiliyor. Sedum çatısı, yani ekstensif yeşil çatı, sürdürülebilir inşaatlarda en çok kullanılan sistemlerden biri. Oldukça dayanıklı ve dirençli Sedum tarzı bitkilerden oluşuyor. Çim çatı dam koruğu ya da Sedum çatı olarak da adlandırılıyor. Binanın Sedum çatısı, kış aylarında ısıyı koruyarak ve yaz aylarında doğal soğutma sağlayarak, yağmur suyunun tutulması ve sabit bir iç mekan ikliminin korunması amacıyla yapılmış. Çatıdaki güneş pilleri ile binayı ısıtmak için donduruculardan ve buzdolaplarından gelen aşırı ısıyı kullanan ısı pompası sistemi, mağazayı kendi kendine yeter hale getirmekte. En fazla enerji harcayan, maliyet getiren elektrikli sistemlerde gerçekten tasarruf sağlayan çözümler yaratmak çok da zor değil aslında.

Mağazanın çok büyük pencerelerinden gelen gün ışığı ve güneş pilleri, sağlıklı bir iç mekan iklimi, iyileştirilmiş hava kalitesi ve elektrikli arabaları şarj etme imkanı sunmakta. Hedefleri geleceğin marketleri için bir standart belirlemek. Bu mağazanın sürdürülebilir mimari tasarımı Möller Architects firması tarafından gerçekleştirilmiş. Marketin etrafındaki peyzaj çözümü, yerel bölgenin çalıları, ağaçlarının yanı sıra doğal otlar ve kır çiçekleri ve yerel bölgenin biyolojik çeşitliğini yansıtacak şekilde tasarlanmış.

Dünya daha sağlıklı “nefes”e odaklanmışken ve bir çok ülke küresel ısınmaya çözüm için sürdürülebilirlik konusunda bu denli titiz çalışırken, deniz canlılarımız “nefes” alamıyor, çok üzülüyorum….. Bugün temizlik çalışmaları başladı, umarım çok kısa zamanda yeniden “nefes”ine kavuşur güzel Marmara, Ege, Karadeniz ve hepimiz doya doya “nefes”aldığımız günleri yaşarız yeniden.

“Nefes”bana sevgili Barış Manço’ nun çok sevdiğim bir şarkısını hatırlatır, çocukluğumuza nefes olan o güzel insanı ve iyi ruhlu sanatçıyı anıyorum . Mekanı cennet olsun…

OLMAYA DEVLET CİHANDA BİR NEFES SIHHAT GİBİ..

Usta terzi dar kumaştan bol gömlek diker
Doğru tartan esnaf rahat, huzurlu gezer
Eğrinin ve doğrunun hesabı mahşerde
Dünyada biraz huzur her şeye bedel
Sağlığın nasıl gülüm sen ondan haber ver
İlaç neye yarar vade gelmişse eğer
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi

Han senin, hamam senin, konaklar senin
Tarla senin, çiftlik senin, bağ bostan senin
Diyelim ki dünya malı tümünden senin
Ağız tadıyla yersen bir şeye benzer
Sağlığın nasıl gülüm sen ondan haber ver
İlaç neye yarar vade gelmişse eğer
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi

Barış der biraz tuzum ekmeğim olsa
Buz gibi pınar suyundan bir testim olsa
Bir de şöyle püfür püfür bir çınar gölgesi
Kaç kula nasip olur ki keyfin böylesi
Bir lokma ye, bir yudum iç, bir oh çekiver
İlaç neye yarar vade gelmişse eğer
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here